Kategori arşivi: Antika

Antalya Klasik Otomobil Kulübü, birbirinden değerli 25 klasik otomobil ile görücüye çıktı.

2010 yılında kurulan dernek, 23 üyeye ulaştı. Ağırlıklı klasik otomobil sahiplerinin bulunduğu kulüpte, henüz otomobili olmayan üyeler de yer alıyor. Daha önce çeşitli alışveriş merkezleri, kentin büyük meydanları ve fuarlarda otomobillerini sergileyen kulüp üyeleri, amaçlarının klasik otomobillerin değerinin anlaşılması ve tüm otomobil tutkunlarının bir araya gelmesi olduğunun altını çiziyor.

Dernek başkanı Serkan Uzel, aralarında çok değerli otomobillere sahip üyeler olduğu gibi, henüz otomobil sahibi olmayan ancak aynı tutkuyu yaşayan arkadaşlarının da bulunduğunu söyledi. Daha önceki faaliyetlerinin yoğun ilgi gördüğünü belirten Uzel, sadece Antalya ile sınırlı kalmayıp, tüm ülkede bulunan derneklerle birlikte çalışarak imza atmaya çalıştıkları özel proje hakkında bilgi verdi.

Türkiye’deki 7 antika otomobil derneğinin birleşmesiyle kurulan Antika Otomobil Federasyonu ile daha güçlü bir mecra haline gelen otomobil tutkunları, trafiğe çıkabilen tüm otomobillerin envanter listesini hazırladı. Bitmesine az bir zaman kalan proje ile yeni bir sektör açılmasını öngören üyeler, otomobil parçaları, otomobillerin tamiri ve bakımı için gereken sektörel iş kolu ve yasal düzenlemelerle hem ekonomik hem de manevi değeri yüksek bir sektör oluşturmayı amaçlıyor. Bu konuda federasyon olarak devlet desteği almak için çalışma başlatan üyeler, buluştukları platformda aynı amaç için çabalıyor.

Klasik otomobil edinmenin ekonomik açıdan da fedakarlık istediğini, bu konuda kendilerineyardımcı olacak yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini savunan üyeler, otomobil tutkusunu bir araya geldikleri etkinliklerde paylaşıyor. Farklı organizasyonlarda buluşan emektar araçlar, yıllarameydan okuyan duruşları ve onlara gözü gibi bakan sahipleri ile birlikte poz veriyor.

Eylülün son haftası Fethiye gezisi düzenleyeceklerini söyleyen Uzel, daha sonrası için çok sayıda faaliyetle devam edeceklerini belirtti. Üyeler, otomobili olsun ya da olmasın klasik otomobil tutkusunu yaşayan herkesi aralarında görmek istediklerini aktardı.

 


Müzayedelerde Türkler Öne Geçti

Türkiye’nin dünya sanat haritasındaki yeri büyüyor. Müzayede evi Christie’s’in yöneticilerinden Dimitriadis, sanatın global alıcıları arasında ilk 30 ülke arasına girdiğimize dikkat çekerken ekledi: Müzayedelerde ön sıralarda Türkler oturuyor.

“Türk koleksiyonerler dünya sanat piyasasında önemli bir alıcı kitlesi haline geldi.” Çiğdem Simavi’nin, uluslararası sanat fuarı ArtInternational onuruna verdiği davete katılan bütün yabancılar bu görüşteydi.
Bu arada üşenmeyip saydım yemeğe katılan 70 konuğun, 50’si yabancıydı. Ortadoğu’dan varlıklı sanat hamisi aileler, Londralı hayırsever, Tate Museum’un Ortadoğu ve Kuzey Afrika Alım Komitesi’nin Eş Başkanı Maryam Eisler, BAE Başkanlık İşleri Bakanlığı Danışmanı, koleksiyoner Zaki Nusseibeh, Avrupa’dan çok sayıda müzenin küratörü yemekteydi. Dünyanın en büyük müzayade evlerinden Christie’s’in Gelişen Pazarlar İş Gelişimi Direktör Yardımcısı Eva Maria Dimitriadis de davete katıldı.
13. İstanbul Bienali ve ArtInternational için İstanbul’a geldiğini söyleyen Dimitriadis Türk koleksiyonerlerin sanat piyasasındaki yükselen grafiğini anlamamızı sağlayan tespitler yaptı: “Türkiye sanatın global alıcıları arasında ilk 30 ülke arasına girdi. Eskiden belli koleksiyonerler olurdu. Şimdi müzayedelerde ön sıralarda Türkler oturuyor.”

Öngösterimde 5 milyon euro
Bu arada, ağırlıklı olarak yabancı galerilerin yer aldığı fuarda dün itibariyle 6 milyon euroluk eser satıldı. Asya’nın en büyük uluslararası sanat fuarlarından Art HK’nin kurucusu ve Hindistan’da bu yıl beşincisi yapılan India Art Fair’ın ortaklarından Angus Montgomery ile Türkiyeli fuarcılık şirketi Fiera Milano İnterteks’in işbirliğiyle yapılan fuar, Dyala Nusseibeh’in koordinatörlüğü ve Stephane Ackermann’ın artistik direktörlüğünde gerçekleşti. Fuarın gördüğü ilgi karşısında şaşırdığını söyleyen Dyala Nusseibeh, “Bu fuarı İstanbul’a getirirken kuşkumuz yoktu. Ancak bu tam bir sanatsal şölen oldu” dedi.

ArtInternational’da vandallık
Haliç Kongre Merkezi’nde, geçen pazar günü kapılarını açan ve büyük bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaşan sanat fuarının girişine yerleştirilen Marilyn Monreo adlı heykeli büyük bir saygısızlığa uğradı. Ünlü İngiliz heykeltraş Richard Hudson’un, Haliç kıyısında konumlandırılan heykeli 3.6 metre boyundaydı. Dün, ArtInternational’e girerken Richard Hudson beni durdurup, “Eserim saygısızlığa uğradı, çok üzüldüm” dedi. Yansımalı çelik heykelin yanında duran tabelada Richard Hudson’ın soyadı karalanıp onun yerine Almanca harflerle, “o.çocuğu” yazılmış.
Richard Hudson, yerdeki ve heykelin üstündeki lekeleri gösterip, “Sanırım bunu yapan heykele idrarını yapmış aynı zamanda” dedi. Konuyla ilgili inceleme sürüyor.


1600’lerin hesap makinesi satışta

Nadir görülen bu makinenin var olan ilk mekanik hesap makinesi ve ilk taşınabilen cihaz olduğu öğrenilirken makinenin 1673 yılında Fransa kralı XIV. Louis için çalışan saat tamircisi Rene Grillet tarafından yapıldığı tahmin ediliyor. Ahşaptan yapılma antika hesap makinesi yaklaşık 15 santimetre genişliğinde ve 32 santimetre uzunluğunda. Satıştan 108 bin ila 155 bin dolar, (220 bin 220 ila 321 bin 216 TL) arasında gelir elde edilecek.


Osmanlı Mezar Taşları Yurda Dönüyor

İngiltere’de bir müzayededeki satışı Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik‘in girişimiyle durdurulan Osmanlı mezar taşları Türkiye‘ye getiriliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanı Çelik’in, Londra’da satışa çıkarılan 17’nci ve 18’inci yüzyıla ait dört Osmanlı mezar taşının satışının durdurulmasını sağladığı anımsatıldı.

Türk-İslam Eserleri Müzesi Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü uzmanlarınca gerçekleştirilen incelemeler sonucunda, mezar taşlarınınİstanbul‘dan çalındığına ilişkin kanaatin kuvvetlendiğine işaret edilen açıklamada, Çelik’in talimatı ve Bakanlığın ısrarlı takibiyle yürütülen görüşmeler neticesinde, müzayede evinin mezar taşlarını Türkiye‘ye iadesini kabul ettiği bildirildi.

Açıklamaya göre, mezar taşlarının iade işlemlerine ilişkin prosedür, 29 Ağustos 2013 tarihinde tamamlandı. Eserler, Londra Kültür ve Tanıtma Müşavirliğince müzayede evinden alınarak, Türkiye‘nin Londra Büyükelçiliğine teslim edildi.

Türkiye’ye getirilişinin ardından üzerlerinde uzmanlarca yapılacak incelemeler sonucunda mezar taşları ait oldukları yere konulacak. Yerleri bulunamayan mezar taşları ise uygun bir müzede sergilenecek.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, “Mezar taşları hayatın ve tarihin özeti, hayatın kodlarının nakşedildiği eserlerdir. Bunların korunması da kültürel mirasımızın korunmasının önceliklerindendir. Kültürel mirasın korunması, ‘geleceğimizin tarihi’nin inşası için temeldir” değerlendirmesinde bulundu. Çelik, bakanlığın bu konuda çok hassas olduğunu vurguladı.

Bakan Çelik, buna benzer olayların tekrarlanmaması için ilgili kurumlara “tarihi eserlerin korunmasında hassasiyetin daha da artırılması” talimatını verdi. – Ankara