Etiket arşivi: Koleksiyon

Pingudu Müzayede Evi Kitap, Obje, Fotoğraf ve Kartpostal Müzayedesi

Pingudu Müzayede Evi’nin düzenlediği Kitap, Obje, Fotoğraf ve Kartpostal müzayedesine davetlisiniz…

Yaklaşık 1000 parçalık Fotoğraf, Kitap, Obje ve Kartpostal müzayedesinin kataloğu yayınlanmıştır. Pingudu Müzayede Evi Kitap, Obje, Fotoğraf ve Kartpostal Müzayedesi yazısına devam et

9 tablonun fotoğrafı yok

Geçtiğimiz günlerde 302 kayıp eserin 30’unun ünlü işadamlarının koleksiyonlarında olduğu ortaya çıktı. Yeni gelişme ise şaşırttı: Tablolardan sadece 21’i devlet kurumlarının arşivlerinde yer alıyor.

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi envanterine kayıtlı paha biçilemeyen 302 kayıp eserden 30’unun ünlü işadamlarının koleksiyonunda ve sanat galerilerinde çıkmasının ardından, kafa karıştıran bir bilgi günışığına çıktı. Bulunan 30 eserden 9’unun 9 tablonun fotoğrafı yok yazısına devam et

Sahaf Nedir, Ne İş Yapar, Nerededir?

Wikipedia : Sahaf, genel anlamıyla eski, artık basımı yapılmayan ya da ikinci el dergi ve kitapların alınıp satıldığı veya başka bir kitapla değiştirildiği küçük işletmeler ile bu mesleği yapanlardır. Bu tür kitap satış noktalarını, mekanlarını diğer benzerlerinden ayıran en büyük özellik ikinci el ürünlerin bulunabilmesi ve takas yöntemiyle ticaretin gerçekleşebilmesidir. Özellikle artık basılmayan, kısıtlı sayıda basılan fakat güncelliğini koruyan, ihtiyaç duyulan ya da tarihi önemine ilişkin olarak bir değer taşıyan her türlü basılmış eser bu alış verişin konusu olabilir. Sahaflar, bilimsel veriye ulaşabilmenin kütüphaneler dışındaki kaynak sağlayıcıları olabileceği gibi, tarihtekileri ve bellektekileri somut verilerle günümüze taşıyan önemli sosyo-kültürel mekanlardandır. Özellikle efemera koleksiyonerleri için önemli kaynaklar barındırmaktadırlar.

1 – Sahaf  yada Sahhaf genel anlamıyla artık basımı yapılmayan yada ikinci el  dergi ve kitapların alınıp satıldığı kitap takasın yapıldığı , kültür hizmetinin sunulduğu küçük bir işletmedir .

 2 –  Sahaf  kendinden önceki her türlü bilimsel kaynağı kendinden sonraki kuşağa aktaran kişidir.
 3 – Başka bir deyişle Sahaf ; bir zenginin çöpünü başka bir zenginin rafına koyma işidir. Şüphesiz bu tanım daha ziyade koleksiyonerlere uygun bir tanımdır.
  4- Devlet açısından sahaflık ne yazık ki adı konmamış bir meslektir. Maliyeye gidip ” sahaf dükkanı açacağım” dersiniz olumsuz yanıt alırsınız . Ancak Kitap , Yayıncılık veya Kırtasiye olarak açabilirsiniz . Yani devlet gözünde tanımsızdır.
Yıllar önce kitap seven bir dostum ile sohbet ederken ” biliyormusun Temel bey ,  Osmanlı İmparatorluğunun yükselme döneminde Padişahlar bir yere sefer düzenlerken özellikle iki meslek grubunun fikirlerini almaya özen gösterirlerdi . Sarraflar (Kuyumcular) ve Sahaflar . Aslında bu son derece anlaşılır bir şeydir . Sarraflar sefer düzenlenecek bölgenin ekonomik durumunu Padişaha sunarlarken , Sahaflar ise o bölgenin kültürel durumu hakkında Padişaha bilgi sunarlarmış  “
Bu bilgiyi 2006 yılında sonsuzluğa uğurladığımız bir arkadaşım anlatmıştı . Geçmişte  devlet’e bir çeşit danışmanlık hizmeti sunmuş olan  Sahafların bu günkü durumu ise içler acısıdır . Son yıllarda  yerel yöntemlerin katkılarıyla Sahaf  Festivali  , Fuarı  hatta Tüyap ‘tan yer ayrılması  ise geç kalınmış iyi bir gelişmedir.
Sevgili  Sahaf abilerimiz alınmasın ama biraz sıradışı insanlardır. Birazcık uçuk kaçık yönleri vardır . Pek çok şey dillerindedir , fiiliyatta ise pek bir şeyleri yoktur. Bir araya geldiklerinde devrim yaparlar hükümet değiştirirler Amerika’ ya  , Nato ‘ya  ve Birleşmiş Milletlere kafa tutarlar . Hatta dünyanın şeklini dahi değiştirirler. Elbette bunların hepsi sözde kalır. Yenilir , içilir , sohbet edilir  bir sonraki buluşmanın randevuları verilir.
Sahaflar  parayı sevmez, tabi parada onları . . Elinde üç beş kuruş oldu mu hemen gider kitap alırlar.   Sahafların bir özelliği de  kıskançlıktır , ama eşini değil kitaplarını kıskanırlar . Varsa yoksa dünyaları  kitaplarıdır.  Sahafların görünürde ne kursu vardır nede hocası . Bir kitapçının gerçek anlamda Sahaf olma süresi  20 yıldır. Sahaflığın  hocası yok dedik ama ; hemen itiraf edeyim ki ,  Sahafların hocası siz değerli müşterileridir. Peki ne zaman sahaf olunur ?
Bana göre artık siz değerli hocalarını ( müşterilerini ) kovmaya başladığı andan itibaren Sahaflık başlar. Yani sıradışılık , uçuk kaçıklık başlamıştır artık.
Ben Sahaflığın tam kenarındayım ikinci el kitap alıp satıcısıyım . Çünkü ; henüz kimseyi kovmadım, hatta ben kaçtım . Sahafları bu duruma getiren Sahafların kendileri ve müşterileridir . Ama  ne müşteriler sahafsız , nede  Sahaflar müşterisiz olur.
Sahaf  – müşteri ilişkisini zedeleyen bir sebepte gelişen teknoloji yani internettir . Sahafların en önemli özelliği müşteriyle yüz yüze sohbet ederek alışveriş yapması , bilgisini geliştirmesidir. İnsanları tanıması fikir alışverişi yapmasıdır .  İnternet alış verişinde ise Sahaflığın bu bölümü kalkmaktadır . Sahaf  ve müşteri dostluğunu bitirmektedir. Ayrıca internetteki fiyatlar Sahaflıkla uzaktan yada yakından ilgisi yoktur. Bu da Sahaflara büyük zarar vermektedir. Peki kitap fiyatları neye göre belirlenmelidir ? Şunu hemen belirteyim ki  fiyatlar alıcıyla satıcı arasındadır. Ama yinede aşağıdaki  krıterler fiyat belirlemede etkili olur.
    1 -) Yazarı
    2 -) Yayınevi
    3-) İlk Baskısı
    4-) Kondisyonu
    5-) Konusu
    6-) Sayfa , Cilt , Kapak , Resim , Harita , Renk
    7-) Baskı ( tarihi , yeri ve adeti )
    😎 Son çıkan ise korsan olup olmadığı
Kitabın fiyatını belirlemede etkin olmakla beraber , O AN SAHAFIN PSİKOLOJİK DURUMU fiyatı belirlemede en önemli etkendir . Yani Sahafın  uçuk kaçıklığı  fiyatı belirler . Benzetme olmasın ama 10 TL. ‘ lik kitabı sana vermez , başka bir zaman  ise 500 $ ‘ a satabileceği kitabı size hediye edebilir ..
İşte Sahaflık böyle bir şeydir … !
 bizimsahaf.com.

 

ODA MÜZAYEDELERİ -3, KLASİK, MODERN VE ÇAĞDAŞ SANAT

SANATA YATIRIM…

YÜZLERCE ESER ÇOK UYGUN FİYATLARTLA ALICISINI BEKLİYOR… ARTİUM SANATEVİ’NİN 95. MÜZAYEDESİ

“ODA MÜZAYEDELERİ -3, KLASİK, MODERN VE ÇAĞDAŞ SANAT”

BAŞLIĞI ALTINDA  12 HAZİRAN 2014 Perşembe, saat 19.00’da ARTİUM MÜZAYEDE SALONU’NDA GERÇEKLEŞTİRİLECEKTİR.

Katalogda yer alan en yüksek bedelli eser, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencilerinden ve 10’lar Grubu temsilcilerinden olan, Türk Resminde renkçi-lekeci dışavurumcu yapıtları ile özel bir yere sahip olan Orhan Peker’in tuval yağlıboya, duralite marufle edilmiş, 60×70 cm. ölçüsündeki “ Telgraf Çiçekleri” ni resimlediği natürmortudur. Sanatçının çok güçlü yapıtlarından olan bu eser 70.000 TL açılış bedelindedir.

Çallı Kuşağı ya da Türk İzlenimcileri olarak bilinen grubun temsilcilerinden Feyhaman Duran’ın “Günbatımında Tekne” konulu manzarası karton üzerine yağlıboya 37,5×52,5 cm. olup, 20.000 TL. açılış bedelindedir.

Modern resmimizin ustalarından Zeki Faik İzer imzalı,”Nü’lü Kompozisyon” karton üzerine yağlıboya, 35,5×44 cm. ebadında olup 15.000TL. muhammen bedeldedir. Adna Varınca’nın 89 (1989) tarihli tuval yağlıboya “Peyzaj”ı 38,5×46,5 cm. olup 7.500 TL muhammen bedelle vurgulanması gerekli eserlerdendir.

Çağdaş resmimizin ustalarından Onay Akbaş’ın tuval üzerine yağlıboya, 146×114 cm. ölçüsündeki Figürlü Kompozisyon’u 8.000 TL., Hüsamettin Koçan’ın “Kırılgan Yüzler” konulu 2008 tarihli, tuval üzerine karışık teknik işi 5.000 TL olarak katalogda yer alıyor.

 

Bu katalogda özellikle gelecek vaat eden genç sanatçılarımızın işlerine yer verilmekte, Türk resminin usta imzalarına ait desen, suluboya, yağlıboya, baskı eserleri ile geniş bir seçki ve fiyat yelpazesi yeni  koleksiyon erler için cazip imkanlar sunulmaktadır.

 

Türk resminin başlangıç döneminden günümüze uzanan süreçteki gelişim çizgisini yansıtan usta imzaların eserlerinden oluşan 343 lot eser Artium katalogunda yer alıyor.

ESERLER ARTİUM SANATEVİ’NİN  OSMAN F. SEDEN SOKAĞI (Şakayık Aralığı) no.9 Teşvikiye34367-İstanbul adresinde, Pazar hariç, 2 Haziran Pazartesi-11 Haziran Çarşamba  tarihleri arasında, saat 11.00-19.00 arasında görülebilir.

 

Tel:02122910131

Fax: 02122919058

www.artiumsanatevi.com

Zeid’ın otoportresi 425 bine alıcı buldu

Beyaz Müzayede tarafından düzenlenen 26. Beyaz Müzayede 19 Aralık Perşembe akşamı Sofa Hotel’de gerçekleşti. Müzayedenin sürpriz satışı 150-250 bin fiyat aralığında satışa sunulan Yüksel Arslan’ın eseri oldu. Yüksel Arslan’ın en bilinen eserlerinden biri olan ‘Arture 444; Şizofrenler’ isimli eseri 500 bin TL’ye alıcı bularak müzayedenin en yüksek rakama satılan eseri oldu.

Taner Ceylan’a 225 bin TL
Müzayedenin en ilgiyle beklenen eseri ise Fahrelnissa Zeid’in eseriydi. Zeid’in önce öğrencisinin otoportresi olarak başladığı ancak sonradan kendisinin öğrencisinin yaşındaki halini resme aktardığı ‘Otoportre’si ise 425 bin TL’ye alıcı buldu. Komet’in en büyük ebatlı ve en önemli başyapıtı olarak gösterilen ‘Ecologie de L’Amour’ isimli tablosu ise 275 bin TL’ye alıcı buldu.
Türk Çağdaş Sanatı’nın genç kuşağın en önemli temsilcilerinden biri olan Taner Ceylan’ın ‘Alp’ isimli eseri de 225 bin TL’ye alıcı buldu. Müzayedeye koleksiyoner ve sanatseverler yoğun bir katılım gösterdi.

İstanbulun En İyi Sahafları

Türkiye’nin en iyilerinde hangi sahaflar var. Yani eski kitap alıp satanlar. Onların yaptığı bu işe sahaflık deniyor. Sahafın müşterileriyle ilişkileri çok kuvvetli oluyor. Zaten dükkana değil, sahafa gidiyor meraklısı. Bu işin okulu yok, hepsi alaylı.

Mesela aşağıdaki en iyiler listesinde yer alan birkaç tanesi işe Tommiks Teksas satarak başlamış. Sahafları sıkıcı yerler olarak düşünüyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz. Haftasonları sohbet grupları, çaylı börekli toplantılar, müzayedeler derken görüyorsunuz ki sahaflarda bambaşka bir sosyal hayat var. Müşteriler genellikle yazar-çizer. İçlerinde 1929’da basılmış kitapların meraklısı da var, dükkana düşen tek Fransızca kitabı atlamayan da. Bazı müdavimlerin ise sahaftan daha çok kitabı var.

En iyi sahafları belirleyebilmek için her biri kitapla haşır neşir, kitap meraklısı, araştırmacı olan jüri üyelerine sorduk. Tecrübelerine dayanarak beşer sahaf adı verdiler. En fazla adı geçen sahaflar Türkiye’nin en iyilerini ortaya çıkardı. İstanbul sahafları listenin neredeyse tamamını kaptı, kitap kurtlarının ikinci adresi ise Ankara. İşte Türkiye’nin en iyi sahafları.

SAHAF DİL-TARİH

Hem kitap topluyor, hem yazıyor, hem satıyor

Sahaf Dil-Tarih, bu sene 20. yaşını kutluyor. Sahibi Sami Önal, Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Edebiyat öğretmenliği yaptı, gazetelerde 100’e yakın makalesi yayınlandı, 8 kitabı var. Son olarak Hüsrev Gerede’nin anılarını kitaplaştırdı. 30 bin kitap var. Elindekileri ilgilenenlere ulaştırmak, Sami Önal’ın en büyük amacı. Yurtdışındaki bilim merkezlerine ve üniversitelere, yurtiçinde de ilgilendiğine inandığı kişilere posta yoluyla servis veriyor. İnternet sitesi açmayı düşünüyor. Tarih, edebiyat, sanat, felsefe, politikayla ilgili kitaplar, Osmanlıca kitaplar, el yazması kitaplar, eski kartpostallar, beratlar, fermanlar ve eski dergiler var. Ders kitabı yok. Yabancı dilde Türkiye, Anadolu ve Osmanlı’yla ilgili antik kitaplar var. Sami Bey, kendisine gelen insanlara Osmanlıca’ya aşina bir insan olarak yardımcı oluyor. Ömer Koç, Enis Batur, Zafer Toprak, akademisyenler ve yurtdışından türkologlar en iyi müşterileri.

Kadıköy, İstanbul (216) 345 10 79.

SAHAF TURKUAZ

Kıdemli müşteriye özel servis

Türk Dili ve Edebiyatı mezunu Nedret İşli 78 yılından beri sahaflık yapıyor, dükkanı ise 2 senelik. 40 bine yakın kitap var. Tarih ve edebiyat ağırlıklı kitapların dışında cilt yapımıyla ilgili kitaplar, tıbbi ve teknik kitaplar, hukuk kitapları, eski ciltli kitaplar var. Kıdemli müşterilere gelen kitaplar haber veriliyor. Yurtiçi ve yurtdışına posta yoluyla servis veriliyor. Ders kitabı yok. Fransızca, İngilizce, İtalyanca, Almanca kitaplar var. Kitapların çoğu antikaya yakın kıymetli kitaplar. Cumartesi günleri gelen müşterilerle sohbetlere ayrılıyor. Enis Batur, Selçuk Altun, Hüsrev Hatemi, yazarlar, araştırmacılar müşteriler arasında. Galatasaray, İstanbul (212) 245 45 84. www.sahaf-turkuaz.com.

LİBRAİRİE DE PERA

Kitap müzayedeleri düzenliyorlar

Elektronik mühendisliği ve siyasal bilgiler mezunu Uğur Güraçar’ın sahibi olduğu Librairie de Pera 18 yıldır hizmet veriyor. 50 bin kitap ve 50 bine yakın başlık var. İlgilenenlere her ay yeni eklenen kitapların yer aldığı bir katalog postalanıyor. Yurtiçi ve yurtdışına satış yapılıyor. Türk tarihi, edebiyatı, kültürüyle ilgili araştırmalar ağırlıkta. Ders kitabı yok. Türkçe ve Osmanlıca’nın dışında başka dillerde kitaplar da var. Kitap ağırlıklı müzayedeler düzenleniyor. Akın Öngör, Tunç Uluğ, Prof. Dr. Celal Şengör, yurtdışından banka sahipleri en iyi müşterileri. Tünel, İstanbul (212) 253 80 80. www.ldp.com.tr.

MÜTEFFERİKA

10 yıldır kitap dergisi çıkarıyor

Sahibi Lütfü Sayman, teknolojiden çok hoşlanmıyor. Arayan bulur zaten deyip teknolojiyi reddediyor. ‘‘Bu iş biraz alaylı işi, bilenlerle düşe kalka öğreniyorsunuz bu işi’’ diyor. O da Teksas, Tommiks toplayarak başlamış bu işe ve 30 yıldır sahaflık yapıyor. Daha ziyade tarihle ilgili kitaplarla ilgileniyor. 15-20 bin civarında kitap var. Eski harfle yazılmış kitaplara, evrak ve yazmalara yönelik çalışıyor. İlgilisi olduğu müşterisine yeni bir şey geldiğinde haber veriyor. İnternet sitesi yok. Mütefferika isminde 1993’ten beri yayımlanan bir dergi de çıkartıyorlar. Erol Üyepazarcı, Nuri Akbayar, Ferda Anaoğul gibi müdavim isimlerin biraraya geldiği cumartesi toplantıları yapıyorlar. Kadıköy, İstanbul (216) 336 47 34.

PERA ASLIHAN

Tommiks Teksas satarak başladı

Sahibi Halil Bingöl, 1966 yılında sinemaların önünde Teksas, Tommiks satarak bu işe bulaşmış. İktisat mezunu ama hiç iktisatçılık yapmadı. Hakkari’de bir kitap varsa, otobüse, uçağa atlayıp hemen gider alırmış. Antika kitaplar bulunuyor ama o işe fazla girmiyor. Özellikle imzalı kitapları topluyor. Mesela, Reyting Hamdi diye bildiğimiz Hamdi Alkan imzalı kitaplara bayılıyor ve en iyi müşterilerinden biri de o. Grek, Ermeni, İbrani, Arap harfleriyle basılmış Türkçe kitaplar var. Tarih, coğrafya, edebiyat kitapları çoğunlukta. 25 kuruşluk otobüs biletinden, tramvay biletine kadar herşeyi orada bulursunuz.

Eski kartvizitler, piyango biletleri de var. Müşterisinin ilgisini çekecek bir kitap gelirse o kişi telefonla haberdar ediliyor. Müşteri de kendilerine güvendiğinden görmeden bile kitabı alabiliyor. Türkiye’nin heryerine katalog gönderiyorlar ve katologdan sipariş alıyorlar. Galatasaray, İstanbul (212) 243 08 46. İnternet siteleri yok. e-mail barisim@superonline.com.

SİMURG

50 bin kitabı olan müşteri

Sahipleri Mehmet, İbrahim ve Coşkun Yılmaz. Türkiye ile ilgili çıkmış her konu onların ilgi alanında. Türkiye tarihi, sanatı, müziği, edebiyatı, coğrafyası, stratejisi vs. 50 binin üzerinde çeşitli kitapları var. Her sahaf gibi onlarında müdavimleri var ve ilgisi olduğunu düşündükleri müşterilerini telefonla mutlaka haberdar ediyorlar. Mesela bir müşterileri şu ana kadar çıkmış her Fransızca kitabı almış ve bu müşterilerde tam 50 bin kitap varmış. Bir başka müşterisi ise Türkiye’deki 1929 ve 1930’da yayınlanmış tüm kitapları topluyormuş. İnternetten satışı var. Simurg’un internet sitesinden 11 bin kitaba ulaşabiliyorsunuz. Fakat siteye yüklenmeyi bekleyen tam 700 koli kitap daha bulunuyor. Beyoğlu, İstanbul (212) 292 47 47. www.simurg.com.tr.

SANAT KİTABEVİ

Dergi koleksiyonları yapıyorlar

1987 yılında kuruldu. Sahibi Ahmet Yüksel, Türkoloji mezunu. Kitabevinde 30-40 bin kitap var. Türkiye, Ortadoğu, Balkanlar üzerine yapılmış araştırmaların yanısıra tarih, arkeoloji, folklor, felsefe ile ilgili kitaplar ve dergi koleksiyonları var. Birçok yabancı dilde kitap bulmak mümkün. Yurtiçi ve yurtdışına hizmet veriliyor. Meraklısına gelen kitaplar haber veriliyor. Yılda bir defa kitap müzayedesi düzenleniyor. Mart’ta 10. müzayede var. Kızılay, Ankara, (312) 418 62 03. www.sanatkitabevi.com.tr.

DİLMEN KİTABEVİ

184 metrekare depo kitap dolu

Sahibi İbrahim Manav. Kitaplarla ilgilenmeye çok küçük yaşta başlayan Manav, alaylı yetişenlerden. El yazması kitap uzmanı. Dilmen Kitabevi 1964 yılında kurulmuş. 184 metrekarelik bir deposu var. Gelen kitaplar, ilgilenenlere haber veriliyor. Telefon ve faksla sipariş alınıp, şehir veya yurtdışına kargoyla gönderiliyor. İngilizce, Rusça, Fransızca, Osmanlıca ve Arapça eserler bulunuyor. Ağırlıklı olarak tarih, edebiyat ve sanat kitapları var. Ders kitabı satmıyor. Antika değerinde eserler var. Müdavimleri arasında Celal Şengör, Cem Boyner, Zeynel Abidin Erdem, İlber Ortaylı, Hüsrev ve Hüseyin Hatemi var. Beyazıt, İstanbul (212) 527 99 34.

ENDERUN KİTABEVİ

Çaylı börekli kültür toplantıları

İsmail Özdoğan’ın sahibi olduğu Enderun Kitabevi 1969 yılından bu yana hizmet veriyor. Asker kökenli olan Özdoğan, emeklilikten sonra hobisini işe dönüştürmüş. Sahaf dükkanının kendisi küçük ama aslında 3 büyük deposu var. Müşterinin aradığı kitap not alınıyor ve depolardan bulunup çıkarıldıktan sonra her pazartesi müşteriye teslim ediliyor. Ellerinde yaklaşık 50-60 bin kitap var. Ticari anlayışlarına uygun olmadığı ve takip etmesi güç olduğundan müşterilerini yeni gelen kitaplardan haberdar etmiyorlar. Her ayın son Cumartesi günü çaylı, börekli kültür toplantıları düzenleniyor. İnternet adresi yok. Ağırlıklı olarak tarih ve edebiyat kitapları bulunuyor. Uzmanlık alanı Osmanlıca tarih kitapları. Ders kitabı veya yabancı dilde eser yok. Antika değerinde kitaplar var ancak uzun süre ellerinde kalmıyor. Müdavimleri arasında İlber Ortaylı, Mehmet Şevket Eygi, Murat Bardakçı, Kadir Mısıroğlu bulunuyor. Vezneciler, İstanbul (212) 528 63 18.

BAHTİYAR

Osmanlıca belgelerde uzman

Sahibi Bahtiyar İstekli. Bu işe üniversitede cep harçlığını çıkarmak için başlamış, 13 yıldır profesyonel olarak sahaflık yapıyor. Daha çok tarihle ilgili kitaplar ve özellikle hatıratlar onun ilgi alanında. Osmanlıca belgeleri inceleyip, ilgililerine öneriyor. Sipariş üzerine araştırma da yapıyor. Ders kitabı bulundurmuyor. Kadıköy, İstanbul (216) 349 13 66- (532) 514 67 06

KİTAP MERAKLISI VE ARAŞTIRMACILARDAN OLUŞAN BÜYÜK JÜRİ

Gazeteci, yazar

Doğan Hızlan

Prof. Dr.Öğretim üyesi, tarihçi

Zafer Toprak

Öğretim üyesi, imzalı kitap koleksiyon-cusu

Prof. Haluk Oral

Popüler tarihçi, reklamcı

Gökhan Akçura

Osmanlıca çevirmeni

Yücel Demirel

Şair, yazar

Hilmi Yavuz

Yakın tarih araştırmacısı

Erol Sadi Erdinç

Bankacı, koleksiyoner, yazar

Selçuk Altun

Kitap koleksiyoncusu

Erol Üyepazarcı

Gazeteci, yazar

Nuray Mert

50 yıllık superman Açık Arttırmada 224 bin liraya satıldı

Hake’s Americana and Collectibles Müzayede Evi tarafından açık artırmaya çıkarılan 1963 tarihli çizgi romanı adının açıklanmasını istemeyen bir koleksiyoncunun aldığı öğrenildi. Action Comics serisinin 309 numaralı dergisi olarak basılan çizgi romanın kapağında Superman’ın kendini saklamak için kullandığı Clark Kent karakteri, Devlet Başkanı John F. Kennedy olarak betimlenmiş.

Curt Swan’in çizdiği kapakta el sıkışan Süperman ile Clark Kent’in üzerinde “Asıl gizemli karakter kim?” ifadesi yer alıyor. Hake’s Americana and Collectibles Genel Müdürü Alex Winter, derginin tesadüfen Kennedy’nin 22 Kasım 1963’te suikasta kurban gitmesinden sadece birkaç gün sonra yayımlandığını belirtti. Winter, tesadüf nedeniyle çizgi romanın efsane haline geldiğini, açık artırmanın da özellikle Kennedy’nin ölümünün 50. yıl dönümünde yapıldığını sözlerine ekledi.

OSMAN HAMDİ BEY’İN ESERİ 3 MİLYON 282 BİN LİRAYA ALICI BULDU

Osmanlı Dönemine ait sanat eserleri çıkarıldıkları müzayedeyle yeni sahiplerini buldu. Yağlı boya tablolarının yer aldığı açık artırmada, hat eserleri ve antika eşyalar ilgi odağı oldu. Müzayedede, en pahalı eser Osman Hamdi Bey’in yağlı boya tablosu oldu. Eser 3 milyon 282 bin TL’ye satıldı.

Osmanlı dönemine ait sanat eserleri, Beşiktaş Swissotel’de müzayedeye çıkartıldı. Artam Antik A.Ş. tarafından 275. kez gerçekleştirilen müzayedede Osman Hamdi Bey, Süleyman Seyyid, Halil Paşa, Hoca Ali Rıza, İbrahim Çallı, Hikmet Onat gibi dönemin ünlü sanatçılarının eserleri yer aldı. Yağlı boya tablolarının yanı sıra Hafız Osman, Hasan Rıza, Kazasker Mustafa İzzet gibi hattatların Hilye-i Şerif, levha ve murakka eserleri, tombaklar, tuğralı gümüşler ve mobilya gibi Osmanlı dönemine ait antikalar da müzayedede görücüye çıktı.

Müzayedenin en gözde eseri ise dönemin ünlü ressamı ve ilk Türk Arkeologu Osman Hamdi Beyin ‘Vazo yerleştiren kız’ tablosu oldu. Tuval üzerine yağlı boya olarak 1883 yılında yapılan eser, 1 milyon 800 bin liradan açık artırmaya sunuldu. Kıran kırana geçen açık artırmada, Osman Hamdi Beyin yağlı boya tablosu fiyatı 3 milyon 282 TL’ye satıldı. Eserin alıcı ise açıklanmadı.

Müzayedeye başkanlık yapan Turgay Artam, “Bu müzayedenin bir önemi olsun dedik ve dönemin önemli sanatçılarının eserlerini bir araya getirdik. Çok özel koleksiyon oluştu. Onun haricinde el yazması Kur’anlar, fermanlar, Sultan Abdülaziz ve Abdülhamit’e ait tuğralı gümüşler, tombaklar hepsi bu müzayedede buluştu. Kolleksiyoncular için bunu büyük bir fırsat olarak görüyorum. Osman Hamdi’nin ‘vazo yerleştiren kız’ tablosu en önemli tablolardan bir tanesi.” dedi.

Müzayedelerde Türkler Öne Geçti

Türkiye’nin dünya sanat haritasındaki yeri büyüyor. Müzayede evi Christie’s’in yöneticilerinden Dimitriadis, sanatın global alıcıları arasında ilk 30 ülke arasına girdiğimize dikkat çekerken ekledi: Müzayedelerde ön sıralarda Türkler oturuyor.

“Türk koleksiyonerler dünya sanat piyasasında önemli bir alıcı kitlesi haline geldi.” Çiğdem Simavi’nin, uluslararası sanat fuarı ArtInternational onuruna verdiği davete katılan bütün yabancılar bu görüşteydi.
Bu arada üşenmeyip saydım yemeğe katılan 70 konuğun, 50’si yabancıydı. Ortadoğu’dan varlıklı sanat hamisi aileler, Londralı hayırsever, Tate Museum’un Ortadoğu ve Kuzey Afrika Alım Komitesi’nin Eş Başkanı Maryam Eisler, BAE Başkanlık İşleri Bakanlığı Danışmanı, koleksiyoner Zaki Nusseibeh, Avrupa’dan çok sayıda müzenin küratörü yemekteydi. Dünyanın en büyük müzayade evlerinden Christie’s’in Gelişen Pazarlar İş Gelişimi Direktör Yardımcısı Eva Maria Dimitriadis de davete katıldı.
13. İstanbul Bienali ve ArtInternational için İstanbul’a geldiğini söyleyen Dimitriadis Türk koleksiyonerlerin sanat piyasasındaki yükselen grafiğini anlamamızı sağlayan tespitler yaptı: “Türkiye sanatın global alıcıları arasında ilk 30 ülke arasına girdi. Eskiden belli koleksiyonerler olurdu. Şimdi müzayedelerde ön sıralarda Türkler oturuyor.”

Öngösterimde 5 milyon euro
Bu arada, ağırlıklı olarak yabancı galerilerin yer aldığı fuarda dün itibariyle 6 milyon euroluk eser satıldı. Asya’nın en büyük uluslararası sanat fuarlarından Art HK’nin kurucusu ve Hindistan’da bu yıl beşincisi yapılan India Art Fair’ın ortaklarından Angus Montgomery ile Türkiyeli fuarcılık şirketi Fiera Milano İnterteks’in işbirliğiyle yapılan fuar, Dyala Nusseibeh’in koordinatörlüğü ve Stephane Ackermann’ın artistik direktörlüğünde gerçekleşti. Fuarın gördüğü ilgi karşısında şaşırdığını söyleyen Dyala Nusseibeh, “Bu fuarı İstanbul’a getirirken kuşkumuz yoktu. Ancak bu tam bir sanatsal şölen oldu” dedi.

ArtInternational’da vandallık
Haliç Kongre Merkezi’nde, geçen pazar günü kapılarını açan ve büyük bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaşan sanat fuarının girişine yerleştirilen Marilyn Monreo adlı heykeli büyük bir saygısızlığa uğradı. Ünlü İngiliz heykeltraş Richard Hudson’un, Haliç kıyısında konumlandırılan heykeli 3.6 metre boyundaydı. Dün, ArtInternational’e girerken Richard Hudson beni durdurup, “Eserim saygısızlığa uğradı, çok üzüldüm” dedi. Yansımalı çelik heykelin yanında duran tabelada Richard Hudson’ın soyadı karalanıp onun yerine Almanca harflerle, “o.çocuğu” yazılmış.
Richard Hudson, yerdeki ve heykelin üstündeki lekeleri gösterip, “Sanırım bunu yapan heykele idrarını yapmış aynı zamanda” dedi. Konuyla ilgili inceleme sürüyor.