Etiket arşivi: Kültür

Bali Müzayede

1968 yılında İsmail Bali, İstiklal Caddesi Balo Sokak’ta “Bali Sanat Galerisi”ni kurdu. Bali Sanat Galerisi, resim sanatının ve sektörün günümüzdeki gibi gelişmediği yıllarda dönemin ressamlarına destek vererek, sergiler düzenledi, Türkiye’de resim sanatının canlanmasına önemli katkı sağladı. Resim koleksiyonerliğinin önemini çevresine anlatmayı kendine misyon edinmiş olan İsmail Bali, Klasik Türk resminin çok önemli eserlerini dönemin koleksiyonerlerine kazandırarak kültür kaybını önlemeye yardımcı oldu. Bali Müzayede yazısına devam et

Sahaf Nedir, Ne İş Yapar, Nerededir?

Wikipedia : Sahaf, genel anlamıyla eski, artık basımı yapılmayan ya da ikinci el dergi ve kitapların alınıp satıldığı veya başka bir kitapla değiştirildiği küçük işletmeler ile bu mesleği yapanlardır. Bu tür kitap satış noktalarını, mekanlarını diğer benzerlerinden ayıran en büyük özellik ikinci el ürünlerin bulunabilmesi ve takas yöntemiyle ticaretin gerçekleşebilmesidir. Özellikle artık basılmayan, kısıtlı sayıda basılan fakat güncelliğini koruyan, ihtiyaç duyulan ya da tarihi önemine ilişkin olarak bir değer taşıyan her türlü basılmış eser bu alış verişin konusu olabilir. Sahaflar, bilimsel veriye ulaşabilmenin kütüphaneler dışındaki kaynak sağlayıcıları olabileceği gibi, tarihtekileri ve bellektekileri somut verilerle günümüze taşıyan önemli sosyo-kültürel mekanlardandır. Özellikle efemera koleksiyonerleri için önemli kaynaklar barındırmaktadırlar.

1 – Sahaf  yada Sahhaf genel anlamıyla artık basımı yapılmayan yada ikinci el  dergi ve kitapların alınıp satıldığı kitap takasın yapıldığı , kültür hizmetinin sunulduğu küçük bir işletmedir .

 2 –  Sahaf  kendinden önceki her türlü bilimsel kaynağı kendinden sonraki kuşağa aktaran kişidir.
 3 – Başka bir deyişle Sahaf ; bir zenginin çöpünü başka bir zenginin rafına koyma işidir. Şüphesiz bu tanım daha ziyade koleksiyonerlere uygun bir tanımdır.
  4- Devlet açısından sahaflık ne yazık ki adı konmamış bir meslektir. Maliyeye gidip ” sahaf dükkanı açacağım” dersiniz olumsuz yanıt alırsınız . Ancak Kitap , Yayıncılık veya Kırtasiye olarak açabilirsiniz . Yani devlet gözünde tanımsızdır.
Yıllar önce kitap seven bir dostum ile sohbet ederken ” biliyormusun Temel bey ,  Osmanlı İmparatorluğunun yükselme döneminde Padişahlar bir yere sefer düzenlerken özellikle iki meslek grubunun fikirlerini almaya özen gösterirlerdi . Sarraflar (Kuyumcular) ve Sahaflar . Aslında bu son derece anlaşılır bir şeydir . Sarraflar sefer düzenlenecek bölgenin ekonomik durumunu Padişaha sunarlarken , Sahaflar ise o bölgenin kültürel durumu hakkında Padişaha bilgi sunarlarmış  “
Bu bilgiyi 2006 yılında sonsuzluğa uğurladığımız bir arkadaşım anlatmıştı . Geçmişte  devlet’e bir çeşit danışmanlık hizmeti sunmuş olan  Sahafların bu günkü durumu ise içler acısıdır . Son yıllarda  yerel yöntemlerin katkılarıyla Sahaf  Festivali  , Fuarı  hatta Tüyap ‘tan yer ayrılması  ise geç kalınmış iyi bir gelişmedir.
Sevgili  Sahaf abilerimiz alınmasın ama biraz sıradışı insanlardır. Birazcık uçuk kaçık yönleri vardır . Pek çok şey dillerindedir , fiiliyatta ise pek bir şeyleri yoktur. Bir araya geldiklerinde devrim yaparlar hükümet değiştirirler Amerika’ ya  , Nato ‘ya  ve Birleşmiş Milletlere kafa tutarlar . Hatta dünyanın şeklini dahi değiştirirler. Elbette bunların hepsi sözde kalır. Yenilir , içilir , sohbet edilir  bir sonraki buluşmanın randevuları verilir.
Sahaflar  parayı sevmez, tabi parada onları . . Elinde üç beş kuruş oldu mu hemen gider kitap alırlar.   Sahafların bir özelliği de  kıskançlıktır , ama eşini değil kitaplarını kıskanırlar . Varsa yoksa dünyaları  kitaplarıdır.  Sahafların görünürde ne kursu vardır nede hocası . Bir kitapçının gerçek anlamda Sahaf olma süresi  20 yıldır. Sahaflığın  hocası yok dedik ama ; hemen itiraf edeyim ki ,  Sahafların hocası siz değerli müşterileridir. Peki ne zaman sahaf olunur ?
Bana göre artık siz değerli hocalarını ( müşterilerini ) kovmaya başladığı andan itibaren Sahaflık başlar. Yani sıradışılık , uçuk kaçıklık başlamıştır artık.
Ben Sahaflığın tam kenarındayım ikinci el kitap alıp satıcısıyım . Çünkü ; henüz kimseyi kovmadım, hatta ben kaçtım . Sahafları bu duruma getiren Sahafların kendileri ve müşterileridir . Ama  ne müşteriler sahafsız , nede  Sahaflar müşterisiz olur.
Sahaf  – müşteri ilişkisini zedeleyen bir sebepte gelişen teknoloji yani internettir . Sahafların en önemli özelliği müşteriyle yüz yüze sohbet ederek alışveriş yapması , bilgisini geliştirmesidir. İnsanları tanıması fikir alışverişi yapmasıdır .  İnternet alış verişinde ise Sahaflığın bu bölümü kalkmaktadır . Sahaf  ve müşteri dostluğunu bitirmektedir. Ayrıca internetteki fiyatlar Sahaflıkla uzaktan yada yakından ilgisi yoktur. Bu da Sahaflara büyük zarar vermektedir. Peki kitap fiyatları neye göre belirlenmelidir ? Şunu hemen belirteyim ki  fiyatlar alıcıyla satıcı arasındadır. Ama yinede aşağıdaki  krıterler fiyat belirlemede etkili olur.
    1 -) Yazarı
    2 -) Yayınevi
    3-) İlk Baskısı
    4-) Kondisyonu
    5-) Konusu
    6-) Sayfa , Cilt , Kapak , Resim , Harita , Renk
    7-) Baskı ( tarihi , yeri ve adeti )
    😎 Son çıkan ise korsan olup olmadığı
Kitabın fiyatını belirlemede etkin olmakla beraber , O AN SAHAFIN PSİKOLOJİK DURUMU fiyatı belirlemede en önemli etkendir . Yani Sahafın  uçuk kaçıklığı  fiyatı belirler . Benzetme olmasın ama 10 TL. ‘ lik kitabı sana vermez , başka bir zaman  ise 500 $ ‘ a satabileceği kitabı size hediye edebilir ..
İşte Sahaflık böyle bir şeydir … !
 bizimsahaf.com.

 

Sesil Müzayede Evi İkinci Yılını Kutluyor

Toplum Bilimci olan ve Almanya’da çeşitli kuruluşlarda 26 yıl görev yaptıktan sonra İzmir’e yerleşen Hüsran Akıllıoğlu’nun kurduğu Sesil Müzayede Evi kuruluşunun ikinci yılını kutluyor.İzmir’in 8 bin 500 yıllık tarihindeki ilk müzayede evi olarak faaliyet gösteren Sesil Müzayede Evi, kentin kültür ve sanat hayatına farklı bir soluk kazandırdı. Asansör Dario Moreno Sokağı’nda da restore edeceği tarihi ev ile de İzmir’e katkı sağlayacak olan Sesil Müzayede Evi, bundan sonra düzenleyeceği müzayede ve sergilerle ses getirmeyi hedefliyor.
NİSAN’DA ÇOK ÖZEL SERGİ
Kuruldukları günden bugüne İzmir’de 3 müzayede düzenlediklerini ve oldukça ilgi gördüklerini belirten Sesil Müzayede Evi Müdürü Koray Gürbüz, 2 yılı geride bıraktıklarını belirterek, amaçlarının İzmir’e bu alanda yeni bir soluk getirmek olduğunu söyledi. Kurucu Başkanları Toplum Bilinci Hüsran Akıllıoğlu’nun bilgi birikimi ve tecrübeleri ile İzmir tarihinde bir ilki başardıklarını dile getiren Gürbüz, “İzmir’de 2012 Şubat ayından bu yana çalışıyoruz. Bugüne kadar birbirinden değerli eserlerin yer aldığı 3 müzayede gerçekleştirdik. Bu alanda Avrupa tarzı bir çalışma yapmak istiyoruz. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yeni sergilerimiz ve müzayedelerimiz olacak, Nisan ayında bütün Türkiye’nin gündemine gelecek özel bir sergi ile İzmir’in adını dünyaya duyurmak istiyoruz” dedi.
İZMİR’İN KÜLTÜR VE SANAT GRAFİĞİ YÜKSELECEK
Sesil Müzayede Evi olarak Tarihi Asansör’deki Dario Moreno Sokağı’nda satın aldıkları tarihi beyaz sakız evi restore ederek, kente kazandırmayı ve kültür ve sanat etkinliklerini bu evde yapmayı planladıklarının altını çizen Gürbüz, her yıl İlkbahar ve Sonbahar aylarında 2 müzaye düzenleyeceklerini söyledi. Müzayedelerinde çok yönlü olarak tablolar, mobilyalar, cam objeler, klasik otomobil ve motosikletlerin yer alacağına işaret eden Gürbüz, şöyle konuştu: “Ekip çalışmasına çok inanıyoruz. Her biri kendi alanlarında uzman 3 kişilik bir ekibimiz var. Ekibin başındaki kişi olarak ben 17 yıl Türkiye’nin önde gelen kültür, sanat ve yayıncılık firmasında görev yaptım. Toplamda 25 yıllık bir iş tecrübesine sahibim. Bilgi İşlem Sorumlumuz Çağlar Pusatçıoğlu ve Yönetici Asistanımız Semuhan Şebnem Kanatlı da yine kendi konularında uzman arkadaşlarımız. Bu ekibimizle İzmir’de bundan sonra da alanınızda başarılı projelere imza atmayı hedefliyoruz. İzmir’de Kültür sanat hayatını daha da hareketlendirmeyi ve önde gelen sanatçıların eserlerini İzmirlilerle buluşturmayı amaçlıyoruz. Son yıllarda İzmir, Arkas Sanat Galerisi ve Ekol Sanat Galerisi ile kültür ve sanat alanındakı grafiğini yükseltti. Biz de bu grafiğin daha da yükselmesi için canla başla çalışacağız.”

İstanbulun En İyi Sahafları

Türkiye’nin en iyilerinde hangi sahaflar var. Yani eski kitap alıp satanlar. Onların yaptığı bu işe sahaflık deniyor. Sahafın müşterileriyle ilişkileri çok kuvvetli oluyor. Zaten dükkana değil, sahafa gidiyor meraklısı. Bu işin okulu yok, hepsi alaylı.

Mesela aşağıdaki en iyiler listesinde yer alan birkaç tanesi işe Tommiks Teksas satarak başlamış. Sahafları sıkıcı yerler olarak düşünüyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz. Haftasonları sohbet grupları, çaylı börekli toplantılar, müzayedeler derken görüyorsunuz ki sahaflarda bambaşka bir sosyal hayat var. Müşteriler genellikle yazar-çizer. İçlerinde 1929’da basılmış kitapların meraklısı da var, dükkana düşen tek Fransızca kitabı atlamayan da. Bazı müdavimlerin ise sahaftan daha çok kitabı var.

En iyi sahafları belirleyebilmek için her biri kitapla haşır neşir, kitap meraklısı, araştırmacı olan jüri üyelerine sorduk. Tecrübelerine dayanarak beşer sahaf adı verdiler. En fazla adı geçen sahaflar Türkiye’nin en iyilerini ortaya çıkardı. İstanbul sahafları listenin neredeyse tamamını kaptı, kitap kurtlarının ikinci adresi ise Ankara. İşte Türkiye’nin en iyi sahafları.

SAHAF DİL-TARİH

Hem kitap topluyor, hem yazıyor, hem satıyor

Sahaf Dil-Tarih, bu sene 20. yaşını kutluyor. Sahibi Sami Önal, Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Edebiyat öğretmenliği yaptı, gazetelerde 100’e yakın makalesi yayınlandı, 8 kitabı var. Son olarak Hüsrev Gerede’nin anılarını kitaplaştırdı. 30 bin kitap var. Elindekileri ilgilenenlere ulaştırmak, Sami Önal’ın en büyük amacı. Yurtdışındaki bilim merkezlerine ve üniversitelere, yurtiçinde de ilgilendiğine inandığı kişilere posta yoluyla servis veriyor. İnternet sitesi açmayı düşünüyor. Tarih, edebiyat, sanat, felsefe, politikayla ilgili kitaplar, Osmanlıca kitaplar, el yazması kitaplar, eski kartpostallar, beratlar, fermanlar ve eski dergiler var. Ders kitabı yok. Yabancı dilde Türkiye, Anadolu ve Osmanlı’yla ilgili antik kitaplar var. Sami Bey, kendisine gelen insanlara Osmanlıca’ya aşina bir insan olarak yardımcı oluyor. Ömer Koç, Enis Batur, Zafer Toprak, akademisyenler ve yurtdışından türkologlar en iyi müşterileri.

Kadıköy, İstanbul (216) 345 10 79.

SAHAF TURKUAZ

Kıdemli müşteriye özel servis

Türk Dili ve Edebiyatı mezunu Nedret İşli 78 yılından beri sahaflık yapıyor, dükkanı ise 2 senelik. 40 bine yakın kitap var. Tarih ve edebiyat ağırlıklı kitapların dışında cilt yapımıyla ilgili kitaplar, tıbbi ve teknik kitaplar, hukuk kitapları, eski ciltli kitaplar var. Kıdemli müşterilere gelen kitaplar haber veriliyor. Yurtiçi ve yurtdışına posta yoluyla servis veriliyor. Ders kitabı yok. Fransızca, İngilizce, İtalyanca, Almanca kitaplar var. Kitapların çoğu antikaya yakın kıymetli kitaplar. Cumartesi günleri gelen müşterilerle sohbetlere ayrılıyor. Enis Batur, Selçuk Altun, Hüsrev Hatemi, yazarlar, araştırmacılar müşteriler arasında. Galatasaray, İstanbul (212) 245 45 84. www.sahaf-turkuaz.com.

LİBRAİRİE DE PERA

Kitap müzayedeleri düzenliyorlar

Elektronik mühendisliği ve siyasal bilgiler mezunu Uğur Güraçar’ın sahibi olduğu Librairie de Pera 18 yıldır hizmet veriyor. 50 bin kitap ve 50 bine yakın başlık var. İlgilenenlere her ay yeni eklenen kitapların yer aldığı bir katalog postalanıyor. Yurtiçi ve yurtdışına satış yapılıyor. Türk tarihi, edebiyatı, kültürüyle ilgili araştırmalar ağırlıkta. Ders kitabı yok. Türkçe ve Osmanlıca’nın dışında başka dillerde kitaplar da var. Kitap ağırlıklı müzayedeler düzenleniyor. Akın Öngör, Tunç Uluğ, Prof. Dr. Celal Şengör, yurtdışından banka sahipleri en iyi müşterileri. Tünel, İstanbul (212) 253 80 80. www.ldp.com.tr.

MÜTEFFERİKA

10 yıldır kitap dergisi çıkarıyor

Sahibi Lütfü Sayman, teknolojiden çok hoşlanmıyor. Arayan bulur zaten deyip teknolojiyi reddediyor. ‘‘Bu iş biraz alaylı işi, bilenlerle düşe kalka öğreniyorsunuz bu işi’’ diyor. O da Teksas, Tommiks toplayarak başlamış bu işe ve 30 yıldır sahaflık yapıyor. Daha ziyade tarihle ilgili kitaplarla ilgileniyor. 15-20 bin civarında kitap var. Eski harfle yazılmış kitaplara, evrak ve yazmalara yönelik çalışıyor. İlgilisi olduğu müşterisine yeni bir şey geldiğinde haber veriyor. İnternet sitesi yok. Mütefferika isminde 1993’ten beri yayımlanan bir dergi de çıkartıyorlar. Erol Üyepazarcı, Nuri Akbayar, Ferda Anaoğul gibi müdavim isimlerin biraraya geldiği cumartesi toplantıları yapıyorlar. Kadıköy, İstanbul (216) 336 47 34.

PERA ASLIHAN

Tommiks Teksas satarak başladı

Sahibi Halil Bingöl, 1966 yılında sinemaların önünde Teksas, Tommiks satarak bu işe bulaşmış. İktisat mezunu ama hiç iktisatçılık yapmadı. Hakkari’de bir kitap varsa, otobüse, uçağa atlayıp hemen gider alırmış. Antika kitaplar bulunuyor ama o işe fazla girmiyor. Özellikle imzalı kitapları topluyor. Mesela, Reyting Hamdi diye bildiğimiz Hamdi Alkan imzalı kitaplara bayılıyor ve en iyi müşterilerinden biri de o. Grek, Ermeni, İbrani, Arap harfleriyle basılmış Türkçe kitaplar var. Tarih, coğrafya, edebiyat kitapları çoğunlukta. 25 kuruşluk otobüs biletinden, tramvay biletine kadar herşeyi orada bulursunuz.

Eski kartvizitler, piyango biletleri de var. Müşterisinin ilgisini çekecek bir kitap gelirse o kişi telefonla haberdar ediliyor. Müşteri de kendilerine güvendiğinden görmeden bile kitabı alabiliyor. Türkiye’nin heryerine katalog gönderiyorlar ve katologdan sipariş alıyorlar. Galatasaray, İstanbul (212) 243 08 46. İnternet siteleri yok. e-mail barisim@superonline.com.

SİMURG

50 bin kitabı olan müşteri

Sahipleri Mehmet, İbrahim ve Coşkun Yılmaz. Türkiye ile ilgili çıkmış her konu onların ilgi alanında. Türkiye tarihi, sanatı, müziği, edebiyatı, coğrafyası, stratejisi vs. 50 binin üzerinde çeşitli kitapları var. Her sahaf gibi onlarında müdavimleri var ve ilgisi olduğunu düşündükleri müşterilerini telefonla mutlaka haberdar ediyorlar. Mesela bir müşterileri şu ana kadar çıkmış her Fransızca kitabı almış ve bu müşterilerde tam 50 bin kitap varmış. Bir başka müşterisi ise Türkiye’deki 1929 ve 1930’da yayınlanmış tüm kitapları topluyormuş. İnternetten satışı var. Simurg’un internet sitesinden 11 bin kitaba ulaşabiliyorsunuz. Fakat siteye yüklenmeyi bekleyen tam 700 koli kitap daha bulunuyor. Beyoğlu, İstanbul (212) 292 47 47. www.simurg.com.tr.

SANAT KİTABEVİ

Dergi koleksiyonları yapıyorlar

1987 yılında kuruldu. Sahibi Ahmet Yüksel, Türkoloji mezunu. Kitabevinde 30-40 bin kitap var. Türkiye, Ortadoğu, Balkanlar üzerine yapılmış araştırmaların yanısıra tarih, arkeoloji, folklor, felsefe ile ilgili kitaplar ve dergi koleksiyonları var. Birçok yabancı dilde kitap bulmak mümkün. Yurtiçi ve yurtdışına hizmet veriliyor. Meraklısına gelen kitaplar haber veriliyor. Yılda bir defa kitap müzayedesi düzenleniyor. Mart’ta 10. müzayede var. Kızılay, Ankara, (312) 418 62 03. www.sanatkitabevi.com.tr.

DİLMEN KİTABEVİ

184 metrekare depo kitap dolu

Sahibi İbrahim Manav. Kitaplarla ilgilenmeye çok küçük yaşta başlayan Manav, alaylı yetişenlerden. El yazması kitap uzmanı. Dilmen Kitabevi 1964 yılında kurulmuş. 184 metrekarelik bir deposu var. Gelen kitaplar, ilgilenenlere haber veriliyor. Telefon ve faksla sipariş alınıp, şehir veya yurtdışına kargoyla gönderiliyor. İngilizce, Rusça, Fransızca, Osmanlıca ve Arapça eserler bulunuyor. Ağırlıklı olarak tarih, edebiyat ve sanat kitapları var. Ders kitabı satmıyor. Antika değerinde eserler var. Müdavimleri arasında Celal Şengör, Cem Boyner, Zeynel Abidin Erdem, İlber Ortaylı, Hüsrev ve Hüseyin Hatemi var. Beyazıt, İstanbul (212) 527 99 34.

ENDERUN KİTABEVİ

Çaylı börekli kültür toplantıları

İsmail Özdoğan’ın sahibi olduğu Enderun Kitabevi 1969 yılından bu yana hizmet veriyor. Asker kökenli olan Özdoğan, emeklilikten sonra hobisini işe dönüştürmüş. Sahaf dükkanının kendisi küçük ama aslında 3 büyük deposu var. Müşterinin aradığı kitap not alınıyor ve depolardan bulunup çıkarıldıktan sonra her pazartesi müşteriye teslim ediliyor. Ellerinde yaklaşık 50-60 bin kitap var. Ticari anlayışlarına uygun olmadığı ve takip etmesi güç olduğundan müşterilerini yeni gelen kitaplardan haberdar etmiyorlar. Her ayın son Cumartesi günü çaylı, börekli kültür toplantıları düzenleniyor. İnternet adresi yok. Ağırlıklı olarak tarih ve edebiyat kitapları bulunuyor. Uzmanlık alanı Osmanlıca tarih kitapları. Ders kitabı veya yabancı dilde eser yok. Antika değerinde kitaplar var ancak uzun süre ellerinde kalmıyor. Müdavimleri arasında İlber Ortaylı, Mehmet Şevket Eygi, Murat Bardakçı, Kadir Mısıroğlu bulunuyor. Vezneciler, İstanbul (212) 528 63 18.

BAHTİYAR

Osmanlıca belgelerde uzman

Sahibi Bahtiyar İstekli. Bu işe üniversitede cep harçlığını çıkarmak için başlamış, 13 yıldır profesyonel olarak sahaflık yapıyor. Daha çok tarihle ilgili kitaplar ve özellikle hatıratlar onun ilgi alanında. Osmanlıca belgeleri inceleyip, ilgililerine öneriyor. Sipariş üzerine araştırma da yapıyor. Ders kitabı bulundurmuyor. Kadıköy, İstanbul (216) 349 13 66- (532) 514 67 06

KİTAP MERAKLISI VE ARAŞTIRMACILARDAN OLUŞAN BÜYÜK JÜRİ

Gazeteci, yazar

Doğan Hızlan

Prof. Dr.Öğretim üyesi, tarihçi

Zafer Toprak

Öğretim üyesi, imzalı kitap koleksiyon-cusu

Prof. Haluk Oral

Popüler tarihçi, reklamcı

Gökhan Akçura

Osmanlıca çevirmeni

Yücel Demirel

Şair, yazar

Hilmi Yavuz

Yakın tarih araştırmacısı

Erol Sadi Erdinç

Bankacı, koleksiyoner, yazar

Selçuk Altun

Kitap koleksiyoncusu

Erol Üyepazarcı

Gazeteci, yazar

Nuray Mert

7. Beyoğlu Sahaf Festivali Bitmeden Yetişin

Beyoğlu Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı işbirliğiyle düzenlenen 7. Beyoğlu Sahaf Festivali, Tepebaşı’nda kitapseverlerle birlikte devam ediyor.

Festivalin açılışı dolayısıyla Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Abdurrahman Şen tarafından basın toplantısı gerçekleştirildi.

Demircan, kitap ve sahaf kültürünün, kültür sanat hayatının önemli yapı taşlarından birini oluşturduğunu belirterek, festival ile Beyoğlu’nun Türkiye gündemine kitapla, sahafla taşınmasını istediklerini ifade etti. Kitapların en kolay, en doğru ve en cazip şekilde sunulduğu ortamlardan birinin, sahaf festivali olduğunu kaydeden Demircan, “Kıymetli sahaflarımız Nedret İşli, Lütfü Seymen, Asuman Bektaş, Lütfü Bayer gibi birçok usta sahafı başka hiçbir yerde böyle yan yana bulamıyoruz. Sahaf Fesitvali, bir üniversite dersi gibidir. Burada öğrenilecek çok ama çok şey var. Beyoğlu Sahaf Festivali’ni biraz da imparatorluk sarayının hazine dairesi gibi görüyorum. Burada her türlü mücevher var; üstelik çok ucuz” dedi.

Demircan, kitapçılar ve sahafların yanı sıra Beyoğlu’nun kültür-sanat hayatına önemli katkı sağlayan festivalde yer alan sahaflardan ücret talep edilmediğini söyledi.

7. Beyoğlu Sahaf Festivali, 19 Ekim’e kadar Tepebaşı’nda devam edecek.

Festival boyunca, kitapların yanı sıra tarihe tanıklık eden dergiler, eskiye ait yazılar, eski fotoğraflar, film, tiyatro afişleri, nadide levhalar, mektuplar, kartpostallar ve özel koleksiyonlar da stantlarda meraklılarının ilgisine sunulacak. Festival alanına kurulan sahnede yazarlar, ziyaretçilerle buluşacak.

ARTPOINT GALLERY & MÜZAYEDE

ArtPoint Gallery, Klasik ve Çağdaş Türk Plastik Sanatını ve Sanatçılarını sanatseverler ile buluşturmak amacıyla Onur Soysalan tarafından Mayıs 2007’de kuruldu.
Yıldız Teknik Üniversitesi Müzecilik bölümü ”Koleksiyon Yönetimi” bölümü okuyan, Halen T.C. Kültür Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi ”Sanat Yönetimi” bölümünde ders vermeye devam etmektedir.

ArtPoint Gallery, Özel Koleksiyon yapan kişi ve kurumlara sanat danışmanlığı hizmeti vermekte ve koleksiyonlarını bilinçli bir şekilde oluşturmalarını sağlamaktadır. Müzayede organizasyonlarına da imza atan ArtPoint Gallery, restorasyon hizmetinin yanı sıra Türk ve Ermeni ressamlara ait tabloların ekspertiz edilmesi hizmetini de sunmaktadır.

ArtPoint Gallery & Müzayede, Pazar günleri hariç saat 10.00 – 20.00 saatleri arasında açıktır.

ARTPOINT GALLERY & MÜZAYEDE

Adres : Ahmet Fetgari (Kalıpçı) Sok. Tamar Apt. 12/3 TEŞVİKİYE – İSTANBUL

Tel : +90 212 260 97 05

Gsm : +90 532 246 48 82

Fax : +90 212 260 97 05

E-Mail: info@artpointgallery.com

Web Sitesi : www.artpointgallery.com/

“Sanat ve Kültürel Varlıkların Korunması” konulu NART Risk Management Forum

NART Risk Management Forum, 2004 yılından bu yana Risk Yönetimi ve Sigorta sektöründe yapılan en önemli uluslararası organizasyonlardan biri haline gelmiştir.

Bu sene 10.’su düzenlenen “Sanat ve Kültürel Varlıkların Korunması” konulu NART Risk Management Forum, 17 Eylül 2013 Salı Günü, saat 12:30-18:30 arası The Ritz Carlton Oteli / Balo salonunda gerçekleşecektir.

Sanat koleksiyonerleri, Sanat Galerileri, Müze ve Vakıf Yöneticileri ve Hizmet Kuruluşları ile Risk Yönetimi ve Sigortacılık dünyasının bilgilerinin üretildiği, paylaşıldığı, farklı görüşlerin buluştuğu, işbirliği olanaklarının yaratıldığı, NART Risk Management Forum’a her yıl yüzlerce üst düzey yönetici katılıyor. Sanat ve Kültür Varlıkları İlgilileri, yatırımcıları ve sektörünün değişen pazar oyuncularının nasıl uyum sağlamaları gerektiğini gösteren paneller, sunumlar, vaka incelemeleri dünyanın ve Türkiye’nin lider yatırımcıları ve uzmanları tarafından katılımcılara aktarılacaktır.

“Sanat ve Kültürel Varlıkların Korunması” konusunu tartışacağımız NART Risk Management Forum toplantısına, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (IKSV), Sanatçılar ve Sanatseverler Vakfı (SASAV), Sanat Galericileri Derneği, Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı (EKAV), Uluslar arası Plastik Sanatlar Derneği, Avrupa Kültür Derneği, Güzel Sanatlar Birliği Resim Derneği, Koruma ve Restorasyon Firmaları Derneği (KORFD), Resim ve Heykel Müzeleri Derneği (RHMD), Uluslar arası Sanat Eleştirmenleri Derneği, Kültür ve Sanat Varlıklarını Koruma ve Tanıtma Vakfı (KÜSAV) ile Risk Yönetim Şirketleri ve Sigorta Sektörü’nün Temsilcileri ve sanat camiasına hizmet veren tüm kuruluşlar katılacaklardır.

Etkinlik linki : http://www.nartriskmanagementforum.com/forum2013-program.html